24 Ağustos 2011 Çarşamba

Super 8 (2011)



Film, küçük bir Amerikan kasabasında, Super 8mm kamerayla zombi filmi çekmeye çalışan bir grup genç çocuğun ve kasabanın başından geçen olağanüstü olayı konu alıyor. Bu altı çocuk bir geceyarısı filmin bir sahnesini çekmek için tren istasyonuna giderler, o sırada geçen tren garip bir şekilde kaza yapar ve çocuklar bu kazadan mucize eseri kurtulurlar. Kazadan sonra gelişen olaylar onları ve kasabayı içerisine alacak şekilde ilerler. Çocuklar bu sırada hem olayı çözmeye hem de çekmeye çalıştıkları filmi bitirmeye çalışırlar.

Film 70lerin sonunda geçiyor, yani soğuk savaşın halen devam ettiği, her olayda Sovyetlerin işin içinde olabileceği olasılığının düşünüldüğü ve uzaylılar – dünya dışı yaratıklar temasının halen çok popüler olduğu yıllarda geçiyor. Bu açıdan istenilen hava yaratılabilmiş ve o dönemin macera filmlerinin tarzı yakalanabilmiş. Özellikle film (13-16 yaşları arasındaki çocukların kullanılmasından da olabilir) bana Stand by Me ve The Goonies tarzı 80ler sinemasını ve Stephen King’in “O” kitabını (ve TV filmini) hatırlattı. Süper 8’in bu saydığım filmlerden farkı içerisinde bilim kurgu unsurunun olması. Hepsinde de bir grup çocuk veya genç çevrelerinde olan bir olayı çözmeye çalışırken kendi yaşantılarındaki sorunları sorgulamaya ve gidermeye başlıyorlar.

J.J. Abrams yukarıda yazdığım gibi ortamı yaratmakta çok başarılı olmuş ama konu bu ortamın içinde günümüz sineması için çok basit kalmış. Günümüz sineması artık bilim kurgu filmlerinden daha fazlasını, bir yenilik getirmesini bekliyor. Film, J.J Abrams’ın ve Steven Spilberg’in eskiye özlem filmi olduğu için belki de bunu tercih edip kurguyu ona göre oluşturmuş olabilirler. J.J Abrams’ın buradaki başarısı oyuncu seçimi ve oyuncuların yönetimi olmuş. O dönemleri yaşamamış 6 çocuğun rollerini başarıyla oynayabilmesini sağlamak takdir gerektiren bir unsur.

Başrolleri paylaşan Elle Fanning ve Joel Courtney ikilisi yaşlarından beklenmeyecek performanslar sergilemişler. Elle zaten bugüne kadar 32 tane film ya da dizide rol alarak yeni bir şey yapmamış ama bu film Joel Courtney’in ilk filmi ve bundan sonra yetişkin bir oyuncu oluncaya kadar işlerinin  yolunda gideceğinden eminim. Diğer beğendiğim çocuk da filmin içindeki filmin yönetmeni Riley Griffiths. O da yönetmen havasına iyi girmiş, belki ileride oyunculuğu bırakıp yönetmenliğe geçebilir.


Çok büyük beklentilerle izlemeyecekseniz, eğlencelik olarak izlenebilir. En azından Stand By Me benzeri filmlerin tekrar çekilebildiğini görmüş olursunuz.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder