13 Kasım 2011 Pazar

Goemon (2009)




Son günlerdeki yoğun programlardan, film izlemeye pek zaman ayıramadığım gibi, izlediğim filmler için de bir şeyler yazma fırsatı bir türlü bulamadım. Bu tempodan da rahatsız değilim ama hazır 5 – 6 tane film birikmişken, yazmaya başlamak iyi olur diye düşünüyorum.

Yaklaşık bir ay önce izleme fırsatı bulduğum Goemon, Japonya’nın Robin Hood’u diyebileceğimiz efsanevi bir kahramanı.  O da zenginden çalıp fakire veren, bu şekilde de ruhunu özgür kılmaya çalışan eski bir Ninja (ya da orjinal adıyla Shinobi). 16. yüzyılda geçen bu filmde ise zenginden çalıp fakire verme konusunda kendisini çok zorlamayıp, geçmişinden kalan bir kan davasını çözmeye ve intikamını almaya odaklanıyor.

Film başlar başlamaz, bilgisayarla yaratılmış görüntü efektleri (CGI, Computer Generated Imagery deniliyor sanırsam buna) sizi yoğun bir şekilde karşılıyor. Yönetmen de bunları gizlemeyi veya gerçekmiş gibi göstermeyi hiç düşünmemiş aksine izleyiciyi olmayan bir dünyaya sokmaya ve efsanenin, mitin yaşadığı haliyle biraz daha fantastik bir çevrede göstermeye çalışmış. Filmin eleştiri aldığı en büyük nokta da bu ama bunu kabul ederek film izlendiğinde, kendinizi bu olağanüstülüğe dahil edip filmden zevk almaya başlıyorsunuz. Oyunculuklar ve kostümler, yaratılmaya çalışılmış olan ortama uygun olacak şekilde yapılmış, bazen biraz fazla muzip ama kesinlikle benim alt ve üst sınırlarımın içerisinde diyebilirim.

Goemon, yönetmeni Kazuaki Kiriya’nın ikinci filmi. Henüz izleyemediğim debut filmi Casshern’de de görüntü efektleri olağanüstü seviyelerde tutulmuş ve bu yüzden de hem olumlu hem de olumsuz yorumlar almış. Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde de ilk filmini izlemiş olarak burada yazıyor olabilirim.

Aksiyon ve dram yoğunluğu iyi ayarlanmış bu film için izlenesi fantastik bir ninja hikayesi diyebilirim. Yukarıda yazdığım aşırılıklardan dolayı mutlaka izlemelisiniz demiyorum ama ben çok beğendiğimi söyleyebilirim. Benim notum bu film için 8/10.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder