9 Ekim 2012 Salı

Dredd (2012)




"Ma-Ma is not the law, I am the law..."

1995 yılının Slyvester Stallone'lu "Judge Dredd"i, iyi hasılat yapmasına rağmen çizgi roman fanları tarafından çok da beğenilmemişti - ki bunun en büyük sebebi filmin çizgi romana çok sadık kalmamış olmasıydı. 2012 yılının Dredd'i ise 1995 yılının Dredd'inden çok farklı; daha vahşi, daha gerçekçi, daha sert...

Film, nükleer bir savaş\felaket sonrası yeniden yapılanan Amerika'da geçiyor. Mega şehirler kurulmuş, suç oranı çok yüksek, radyoaktivite mutantların ortaya çıkmasına sebep olmuş, ve asayişi sağlama görevi hakim-jüri-infazcı rollerinin birleştiği "yargıç"lara verilmiş.

Film, yargıç Dredd ve akademi öğrencisi Anderson'un, lideri Ma-Ma olan bir çetenin kontrolündeki mega blokta mahsur kaldıkları bir günü anlatıyor - konu bize yine 2012'de çekilen The Raid filmini hatırlatsa da benzerlikler burada son buluyor.

Dredd duygusuz, eski kafalı ve bir o kadar da kuralcı bir karakter, ve açıkçası seyircinin bu karakter ile bağ kurması pek de mümkün değil. Kendisini bu özelliklerinden dolayı Watchmen (2009 ) filmindeki Rorschach karakterine benzetebiliriz.

Anderson ise Dredd'in aksine genç, deneyimsiz, fiziksel olarak zayıf. Normal şartlar altında akademiden atılması gerekiyorken, olağanüstü pşisik yeteneklerinden dolayı kendine son bir şans verilmiş.

Dredd, iyi bir film ama herkese göre değil. Filmde çok açıkça sergilenen bir vahşet var, ama bu vahşet yüceltilerek seyirciye sunulmuyor. Film size 40. kattan düşen birinin nasıl görüneceğini ya da bir kurşunun insan yüzünü nasıl darmadağın edeceğini gösteriyor.

Karl Urban, her zamanki gibi belli bir seviyenin üzerinde, Anderson karakterini canlandıran Olivia Thirlby ise gayet başarılı. Tempo arada sırada düşse de film seyirciyi sıkmıyor. Filmin müzikleri için ayrı bir parantez açmalı, keza Paul Leonard-Morgan cidden çok iyi bir iş çıkarmış.

Son olarak, filmin stüdyo sistemi dışında finanse edildiğini belirtmemiz gerek.





2 yorum:

  1. Hem Judge Dredd hem de Karl Urban hayranı birisi olarak çok uzun zamandır vizyona girmesini bekliyordum. Bence kendi çapında oldukça başarılı bir filmdi, oskarlık bir senaryo, karakter ağı yok belki ama yapması gerekeni yapıyor bence. Gerilim dozunda, Dredd'in dünyasını iyi yansıtıyor, neyse ki kaskını hiç çıkarmayan K.Urban sırf dudaklarıyla bile kendini iyi ifade ediyor.
    Gerçi bilemediğim bir sebeple Amerika'da hiç tanıtılmadığından cirosu çok düşük kaldı ve büyük ihtimalle devamı olmayacak ama umarım olur.
    İyi günler,

    Canan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Canan,
      Söylediklerine katılıyorum. Film görsel açıdan çok başarılı, gerilim dozu da yerinde ama en önemlisi filmden çıktıktan sonra bile film hakkında düşünmeye devam ettim - ki bunun sebebinin filmin Anderson karakterini kullanarak seyirci ile bağ kurması olduğunu düşünüyorum.

      Film üçleme olarak planlanmış, ABD hasılatı şu an kötü olsa da sosyal medyada (özellikle www.reddit.com'da) yazılanlara bakarsak şimdiden kült statüsüne çıktı film. DVD'si yayınlandığında devam filmleri için daha iyimser bir tablo çıkabilir ortaya

      Sil