2 Aralık 2012 Pazar

Festivalin Ardından - IDFA 2012


Uluslararasi Amsterdam Belgesel Filmleri Festivali 2012


12 gün boyunca Amsterdam ve Hollanda belgeselle yattı, belgeselle kalktı. Belgeseller sadece gösterimi olan sinema salonlarında değil, Nos2 devlet televizyonunda, www.idfa.nl sitesinde ve youtube’da da yayınlandı. Sinema salonlarını 200 binden fazla kişi doldurdu ve 1 milyon Avro kar elde edildi. Festivalin önemli sponsorlarından Marie-Stella-Maris, Amsterdam’ın eğlence meydanlarından biri olan Rembrandtplein’de kocaman bir prefabrik kafe–restoran kurdu. İzleyiciler filmlerin arasında, filmden önce veya sonra burada takılıp tanışma imkanı buldular. Bundan en çok faydalananlar ise büyük ihtimalle çevresini genişletmek isteyen belgeselciler oldu.

Belgesel Oscarları diyebileceğimiz ödüller sahiplerine 23 Kasım’da kavuştu. Uzun metrajlı film ödülünü Alan Berliner, Alzheimer hastalığına yakalanan hayatının son dönemlerinde olan amcasını portrelediği First Cousin Once Removed filmiyle kazandı. Zekice ve etkileyici bir şekilde yapılmış bu şiirsel film, kişisel tarih ve anıları artistik bir şekilde anlatıyor.

Orta metraj belgesellerden ise Fransız–Kamboçya yapımı Red Wedding ödüle layık görüldü. Film, Kızıl Kmerler askerlerinden birisiyle evlenmeye zorlanan 16 yaşındaki kızın dokunaklı hikayesini anlatıyor.

İlk Film ödülünü Hollandalı Eshter Hertog, İsrail Hebron’da 120 bin Filistinlinin arasındaki yerleşim bölgesinde yaşayan 800 Yahudi'nin günlük yaşantılarını konu alan Soldier on the Roof filmiyle kazandı. Hertog bu belgeseliyle ayrıca Dioraphte IDFA Hollanda Belgesel ödülünü de aldı.

İsveç–İngiliz ortak yapımı Searching for Sugar Man filmi ise hem seyirci ödülünü hem de en iyi müzik belgeseli ödülünü kazandı. Malik Bendjelloul’un ustalıkla yönettiği bu film, iki Güney Afrikalı müzik düşkününün efsanevi (sadece Afrika’da bilinen) Amerikan protest müzisyeninin peşine düşmesini konu alıyor. Müziğin hem kitleleri birbirine kenetleyen romantizmini hem de kültürel yozlaşma için kullanılabilecek bir araç olduğunu anlatıyor.

Öğrenci yarışması dalında ödülü bu sene Chico Pereira’nın Pablo’s Winter adlı filmi aldı. Yaşlı Pablo’nun portresini hem güldürerek hem de geçmişi hatırlamamızı sağlayarak beyaz perdeye yansıtan bu filmle Pereira geleceğin önemli belgesel yönetmenlerinden olacağını kanıtlamış oldu.

Dijital anlatımda ödülü Miquel Dewever-Plana ve Isabelle Fougère’nin Fransız yapımı  Alma, a Tale of Violence  kazandı. Son ödül olan DOC U’yu ise Marcel Barrena Little World filmiyle kazandı.

Bu sene izlediğim filmler arasında beni etkileyenler Kanadalı yönetmen Nisha Pahuja’nın The World Before Her ve Hollandalı Suzanne Raes’in The Successor of Kakiemon filmleri oldu.

The World Before Her filmi Hindistan’da birbirine tam zıt iki çevreyi ele alıyor. Birisi güzellik yarışmasına katılan genç kızlar ve onların aileleri. Diğeri ise köktendinci Hindu eğitim kampına katılan küçük kızlar ve onların aileleri. Bu iki ucu ve birbirine bakışlarını çok güzel bir şekilde anlatmış yönetmen. Özellikle köktendinci hareketin içine büyük uğraşlarla (2 yılda) girmesi tebrik edilebilecek bir kendini adama.

The Successor of Kakiemon ise 14 nesildir devam eden Japon milli miraslarından Kakiemon porselenlerinin halefinin hikayesini anlatıyor. Genç adamın işi devralma süreci ve porselenlerin üretim aşamaları ustaca aktarılmış. Beni en çok etkileyen kısmı porselenlerin yapım aşamasındaki özen, baba oğul ilişkisindeki kültürel farklılıklar ve porselenlerin o eşsiz güzelliği.

Festival’de izlediğim filmlerin hepsinin sonunda yönetmenin katılımıyla soru cevap oturumu yapıldı. Bu, filmleri daha iyi sindirmek ve ekrana yansımayan gerçekleri görmek açısından çok önemli ve güzeldi. Organizasyonun en beğendiğim kısımlarından biri bu oldu.

Festivaldeki filmlerin büyük çoğunluğu sinemalarda gösterime girmeyecek. Bazılarını televizyon kanalları satın alacak ve gösterecek, diğerleri ise maalesef büyük emek harcanmış ama kitlelere ulaşamamış şekilde kalacak. Bütün filmlerin listesine bu adresten ulaşabilirsiniz. İlginizi çekenleri youtube’dan veya yapımcının kendi sitesinden belki bulabilirsiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder