15 Aralık 2012 Cumartesi

The Hobbit: An Unexpected Journey (2012)



"Bilbo Baggins, I'm looking for someone to share in an adventure... "

The Hobbit: An Unexpected Journey ile Peter Jackson bizi bir kez daha götürüyor Orta Dünya'ya. Yeni teknolojileri kullanmayı seven Jackson bu sefer HFR (High Frame Rate) seçeneğini sunuyor bize. Normalde 24 FPS'e (Frame Per Second) alışık seyirciler, bu filmi 48 FPS ile izleme şansına sahibiz. HFR ile görüntü daha canlı, hareketler daha akışkan, bir sinema filminden daha çok bir tiyatro oyunu izliyor hissine kapılabiliyorsunuz, o yüzden HFR herkese hitab etmiyor. (Filmin 24 FPS ve 48 FPS versiyonları mevcut, ama her sinema salonu iki versiyonu da göstermiyor olabilir)

Makyaj, sanat yönetimi, görüntü yönetimi hepsi çok başarılı. Martin Freeman'ın Bilbo'su şahane, biraz The Hitchhiker's Guide to the Galaxy de canlandırdığı Arthur Dent karakterine benziyor. Gönülsüz, ne olup bittiğinden çok haberdar değil. Richard Armitage'in Thorin'i en az Aragorn kadar etkileyici. Senaryo kitaba olabildiğince sadık. Belki üzerinde durulabilecek tek şey Peter Jackson'un seçmiş olduğu anlatım tarzı. Hobbit, Yüzüklerin Efendisi'nden daha iddiasız bir hikaye. Yüzüklerin Efendisi'nde tehlikede olan şey Orta Dünya'nın kaderiydi, ve bu büyük tehlike karşısında ister istemez seyirci yüzük kardeşliğinin yanında yerini alıyordu.

Hobbit'de durum farklı. Daha önce görmediğimiz, isimleri birbirine benzeyen 13 tane cüce, bir ejderhayı öldürüp evlerine geri dönmeye çalışıyorlar. İlk üçlemedeki Gimli'den hatırladığımız kadarıyla cüceler aksi ve inatçılar. Seyircide ister istemez bir kafa karışıklığı ve bir bağlantı kopukluğu oluyor. Bilbo gibi biz de bu maceraya katılmak için biraz ayağımızı sürüyoruz. Peter Jackson bu sorunu Bilbo'nun evindeki yemek sahnesi ile çözmeye çalışıyor. Önce bize onları tanıma imkanı verip cüceleri bize sevdiriyor, finali de cüceleri şömine basında Howard Shore şaheseri Misty Mountains söyleterek yapıyor. O an seyirci de Bilbo gibi yolculuğun bir parçası olmaya karar veriyor.

Bu arada ilginç bir bilgi verelim, filmin sonraki bölümlerinde ejderha Smaug'u ve sonradan Sauron olduğunu öğreneceğimiz Necromancer'i Benedict Cumberbatch seslendirecek.

Film bitişiyle birlikte eksi bir tat bırakıyor bünyede. Diğer filme bir yıl var, hikayenin son bulmasına ise iki. İnsan sormadan edemiyor hikayeyi 3 filme yaymak cidden gerekli miydi diye...

Hobbit, ummadık taşın baş yardığı, küçük kahramanlıkların fark yarattığı, içinizdeki çocuğun çok seveceği bir serüven. Bilbo Baggins, daha önce Shire'dan hiç dışarı çıkmamış bir miskin, 13 cücemiz (ki bu cücelerin hepsi savaşçı cüceler değil), kendilerinden çok güçlü bir ejderhayı alt etmeye çalışıyorlar. Bu serüvendeki herşey kahramanlarımızın aleyhine. İçimizdeki yetişkine çok basit gelecektir kuşkusuz, hatta filmi küçümseyip gerekliliğini bile sorgulayabilirsiniz. Bu filmden keyif almak istiyorsanız içinizdeki yetişkini evde bırakıp öyle girin sinema salonuna, garanti veriyorum çok iyi vakit geçireceksiniz...

Yönetmen: Peter Jackson
Oyuncular: Martin Freeman, Ian McKellen, Richard Armitage
IMDb Linki: http://www.imdb.com/title/tt0903624/
Türü: Aksiyon, Fantastik
The Hobbit: An Unexpected Journey (2012) on IMDb


2 yorum:

  1. Buyuk beklentilerle gittigimiz Hobbit filmi, bizde ayni eksi tadi birakti. Tek kitaplik Hobbit hikayesini, sirf filmin hasilatini artirmak icin fazlasiyla uzatmislar. Yine de izlemek ve 48 FPS'in farkini gormek lazim. Bize TV dizisi izler hissi verdi ilk basta ama herhalde zamanla alisiriz buna da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yakin plan cekimlerde cok etkileyici buldum 48 FPSi (ozellikle Bilbo'nun evindeki yemek sahnesinde)

      Sil