4 Şubat 2013 Pazartesi

63. Uluslararasi Berlin Film Festivali - Berlinale 2013


63. Uluslararasi Berlin Film Festivali


Almanya’nın soğuk havasını kırıp karların arasından çıkan Altın Ayı’nın evi Berlin, bir kez daha büyük bir buluşmaya hazırlanıyor. Dünyanın en çok seyirci çeken ve en önemli ikinci önemli film festivali sayılan Berlinale; 22 tane sinemada, onlarca salonda 7 – 17 Şubat arası dünyanın her yanından yaklaşık 300 bin takipçisiyle buluşuyor.

Bu sene jüri başkanlığı Wong Kar Wai’ye teklif edildiğinde, filminin yarışmadan çıkartılması pahasına bu büyük onuru memnuniyetle kabul etti. Yarışma bölümünde 20 film bulunuyor. Juliette Binoche, Matt Damon, Jude Law, Catherina Zeta-Jones gibi çok ünlü ve bilindik ismi barındıran filmlerin yanısıra; Kazakistan’dan, Rusya’dan ve daha bir çok farklı ülkeden katılacak olan, unsuz ama bir o kadar da Berlinale’ye imzasını atabilecek film yarışıyor. Takip edenler bilir, Altın Ayı’yı bugüne kadar iki buçuk Türk Filmi kazandı. Susuz Yaz filmi 1963’te , 0.5 olarak saydığım Duvara Karşı filmi 2004’te ve Semih Kaplanoğlu’nun Bal filmi 2010’da festival’in 60. yılında Altın Ayı’ya ulaştı. Bu sene yarışan filmlerin arasında Türk yapımı bir film bulunmuyor.

Festival yarışma dalı dışında 9 tane ayrı (alt kategorileriyle toplam 16) kategoriyi barındırıyor. Bunların arasında deneysel, sanat filmleri, Alman filmleri, belgeseller, çocuklara veya gençlere yönelik yada onları konu alan, yemek üzerine dallar bulunuyor. Her sene festivale yenilik katmaya çalışan festival yönetimi bu sene de yemek üzerine gösterdiği filmlerin ardından  katılımcılarına Michelin yıldızlı ünlü şeflerin elinden çıkan bir menü sunuyor.

Yıllardır gitmeyi istediğim ama bir şekilde denk getirip de gidemediğim festivale sonunda bu sene Onur ile beraber katılacağız. Filmin programı 28 Ocak’ta açıklandı ve biletler 4 Şubat’ta satışa sunuldu. Bu kısa süre içerisinde bütün filmleri incelemek ve bizim orada olacağımız günlerde iyi filmleri denk getirebilmek bizi biraz zorladı. 4 gün Berlin’de kalacağımızı düşünecek olursak hem Berlin’in tadını çıkartmak hem de festivalin havasını koklayıp güzel bir kaç filmi yakalamak epey iddialıydı. Şimdilik orada bulunduğumuz süre boyunca 3-4 filme gitmeye karar verdik. Eğer bilet bulursak ve hava beklediğimizden daha soğuk olursa bu sayıyı radikal bir şekilde arttırabiliriz. Festival sonrası izlediğimiz filmlerin değerlendirmesini buradan yayınlamayı düşünüyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder