15 Şubat 2013 Cuma

Berlinale 2013 - Filmler


I Used To Be Darker (2013)

Onur:
Matthew Porterfield ile Amy Belk'in ortak çalışmasının ürünü olan I Used To Be Darker, ilişkiler üzerine bir film. Baltimore'da yaşayan müzisyen çift Kim ve Bill'in boşanma sonrası yaşadıkları buhranın üzerine, üniversitedeki ilk yılının ardından eve gelen Abby'nin annesi ile olan çekişmesi ve evden kaçan Kuzey İrlandalı yeğen Taryn'in sorunları eklenince ortaya herkesin tanıdık bir şeyler bulabileceği bir film çıkıyor. Filmde hikayeden çok karakterlere ve onların ruh hallerine odaklanıyoruz. (belirtmek gerek, başroldeki oyuncuların ilk oyunculuk denemeleri)

Müzikler cidden güzel, buna ek gerçek hayatta müzisyenlik yapan başrol oyuncuları Ned Oldham ve Kim Taylor da filme müzikal açıdan katkı yapıyorlar. Oyuncularından yüksek verim almayı başaran Porterfield'i kutlamak lazım. Film ile ilgili tek problemim, düşük temposu...

http://www.imdb.com/title/tt2147728




The Fruit Hunters (2012)

Onur:
The Fruit Hunters, Kanadalı genç yönetmen Yung Chang'ın yönettiği, egzotik meyvelerin  birbirinden farklı renkleri üzerine kurulu bir belgesel. İnsanların bu tadlara ulaşmak için verdikleri mücadeleyi, ya da insanların bu tadları modern tarımın elinden kurtarma çabaları gibi pek çok şeyi anlatıyor belgesel.

Pek çok farklı hikaye içeren belgeselin en zayıf bölümü, Bill Pullman'ın konuk olduğu, belgeselin temasından saparak egzotik meyvelerden bahsetmek yerine Pullman'ın Kuzey Hollywood'da bir meyve bahçesi açmaya çalışmasını anlatan bölüm. Burda belirtmek gerekir ki koku duyusunu kaybetmiş Bill Pullman'ı egzotik meyvelerle ilgili bir belgeselde kullanmak sorgulanması gereken bir seçim.

The Fruit Hunters iyi bir belgesel değil, ama ilginç bir belgesel...



Gold (2013)

Vahit:
Bir grup Alman altın avcısının 1800’lerde Kanada’daki 2500 kilometrelik serüvenini konu alıyor film. Hayatta başka kurlutuş yolu kalmamış, tek çıkış yollarının altın bulmaktan geçtiğini düşünen ekip bütün geçmişini bırakıp Kuzey Amerika’nın en zorlu rotasını atın üzerinde geçmeye çalışıyor.

Çok durağan, minimum konuşmanın olduğu, Kanada’nın dağlarında, otlaklarında ve ormanlarında geçen film izleyicinin ilgisini tutmakta biraz zorlanıyor. Hatta bazı yerlerde sıkıcı olduğu bile oluyor. Böyle bir yolculuğa çıkılsaydı gerçekten de ekibin başına bu olaylar gelebilirdi ama bir Western filminden beklenen heyecan maalesef burada pek yaşanmıyor. Berlinale’de yarışmada Almanya’yı temsil eden Gold, Altın Ayı’ya büyük ihtimalle ulaşamayacak. Fakat yine de o inanılmaz zor arazide çekilen film için sarfedilen emeğe saygı duyulması gerekiyor.


The Grandmaster (2013) - Yi dai zong shi

Onur:
Kar Wai Wong'un yapımı neredeyse 10 yıl süren ve uzun süredir ilgiyle beklenen filmi The Grandmaster, sonunda seyirci karşısına çıkıyor Berlinale'yle. Tony Leung Chiu Wai, Yip Man'ı (İp Man olarak da biliniyor), Ziyi Zhang ise Gong Er'i canlandırıyor. Filmi teknik açıdan çok başarılı bulsam da hikaye anlatımı açısından problemli olduğunu düşünüyorum. Ustalara saygısızlık etmemek için olabildiğince objektif bir şekilde Çin dövüş sanatları tarihinde büyük öneme sahip insanların hayatlarındaki dönüm noktalarını anlatmayı tercih ediyor Kar Wai Wong. Bunun yerine hikayeyi bir karakterin perspektifinden anlatmayı tercih etse muhtemelen daha "bütün" bir film ortaya çıkacaktı, ama şu haliyle The Grandmaster, daha çok iyi çekilmiş tarihi bir belgesel havasında...

Yanlış anlaşılmasın, oyunculukları şahane, dövüş koreografisi kusursuz ve eğlendirici bir film The Grandmaster. Belki de tek eksiği seyirci ile tam bir bağ kuramaması...

Vahit:
Ip Man temalı film enflasyonunun en yoğun yaşandığı şu yıllarda, Wong Kar Wai hiç birini beğenmemiş olacak ki, üzerinde uzun bir süre çalışıp büyük ustaları beyaz perdeye taşımış ve onlar karşında saygı duruşuna geçmiş. Film 1930 - 1950 dönemi Güney Çin ve Hong Kong’unda geçiyor. Uzakdoğu dövüş sanatları ustalarının birbiri arasındaki çekişmesi, onur savaşları, hayatta kalma mücadeleleri ve kültürlerini kaybetmeme çabası konu alınmış. Ip Man ana karakterimiz olsa da diğer ustaların da hayatlarından kesitler gösteriliyor. Bazıları bazı yerlerde kesişiyor, bazıları ise tamamen akışın dışında ilerliyor. Bu kesitlere gidiş geliş filmi biraz kopuk yapmış ama olağanüstü dövüş sahneleri, detaylar ve Wong Kar Wai’nin olmazsa olmaz umutsuz aşk hikayesi bu kopukluğu bastırıp size ekrana kitliyor. Filmin beğenmediğiniz yanları olabilir ama sinemadan etkilenmeden çıkmanız mümkün değil.

Kendisi jüri başkanı olduğu için filmini ödülle taçlandıramayacak ama The Grandmaster 2013 yılının en önemli yapımları arasında muhakkak yerini alacaktır.



Yesterday Never Ends (2013) - Ayer no termina nunca 

Onur:
Isabel Coixet'in yeni filmi Yesterday Never Ends, krizlerin hayatlarımız üzerine etkisini anlatan bir film. Başrollerde Javier Cámara ve Candela Peña'nın oynadığı filmde Cámara ve Peña, başlarına gelen felaket ile farklı şekillerde başa çıkmayı tercih eden ayrılmış bir çifti canlandırıyor. Bu noktada filmle ilgili çok detay vermek istemiyorum çünkü film, bu felaketi ve etkilerini yavaş yavaş keşfetmenizi istiyor.

Çiftimizin başına gelen şeyin İspanya'nın şu anki durumu için bir metafor olarak kullanıldığını, ve filmin asıl amacının siyasi bir mesaj vermek olduğunu düşünüyorum.

Film bir tiyatro uyarlaması ve büyük çoğunluğu tek mekanda geçiyor. Diyalogda teatral bir hava var, bu kimilerini rahatsız edebilir. Benim içinse başarılı oyunculukları ve atmosferi ile Yesterday Never Ends, çok etkileyici bir film.

Vahit:
İki kişinin etkileyici ve dramatik düeti. Başlarından geçen önemli bir olay yüzünden ayrılan çiftin beş yıl aradan sonra tekrar buluşmaları ve bu buluşmalarındaki çatışmalarını, iç dökmelerini anlatıyor film. Çiftlerden biri acısını içine atarak hayatına devam etmeyi, diğeri ise olayın olduğu yerde kalıp her anında bunu yaşamayı tercih etmiş. Bu iki karşıt duruşun, neredeyse sürreal bir ortamda hesaplaşmalarını izliyorsunuz.

Isabel Coixet, bütün filmi iki kişinin üzerine kurarak büyük bir risk almış. Ama oyuncuların birbiriyle uyumu o kadar iyi ki filmde başkasına ihtiyaç duymuyorsunuz. Çiftin yaşadığı özel durum üzerinden ekonomik krizin İspanya ve bütün dünya üzerinde yarattığı büyük yıkıma ilgi çekmek istemiş. Bunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Coixet film sonunda yaptığı konuşmasında açık açık bir ödül beklediğini de esprili bir şekilde belirtti. Umarım film hakkettiği ilgiyi görür ve Berlinale boyunca verilecek ödüllerden birisine kavuşur.

http://www.imdb.com/title/tt2393440


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder